Dünden Güne Taşanlar

1/3/2009 - Damla...

Kategori: Siirlerim

ölümün tene değişi misal,
usulca süzülen gözlerinden
nezdimizde incidir.
filhakika tennure savrulur,
hecreyleyen derviş döner.
ürkek nazarına düşer korku, keder
arayışlarının altını bol yaldızlı adamı,
ötelerde apansız, aydınsız söner
ölen bir yıldıza öykünmüştür ihtimal.
ötelerde
silik bir yıldız
ne kelime! safi karanlık hatta
kuytusunda evrenin
ölümsü dokunuşlar fırlatır kaderin kardeşi cana.
ve çatırtılar işitilir
üstüne yürek-adım basılmış
tuz buz hayallerden saçılan etrafa

pahası hangisinde fazla
kanın kızılında mı
yaşın billur parlağında mı yoksa?
beri gelsin tartmaya hevesle tutuşan
dengesi pek, en cesur teraziler,
halep de burda, dirhem de...
cisminden okumaya çalışılan tüm eyleme
yükselip yükselip bloklar koymakta schopenhauer
ve okuma yazma bilmez kılmakta nefsi,
acıtmakta muhattabtan yenilen cümle silleler.
"Esaret"e davet serinliğinden, ruha kezzap olur yağar
yek damlanın cidarından yükselen apak buğular.

bir kaşığın yüzeyinden dahi kolayca boşluğa kendini bırakamayan bir damla, nasıl olur da yakından bakıldığında milyonlarca girinti çıkıntı barındıran bir yüzeyden yağ misal kayar akar, kolayca çeneye iner, bir uç bulup kendine, uzayıp gerilip, sünüp esneyip türlü elastik akrobasi ile dener dener ve yere düşer...
tene ait imajın makro alemdeki sanrısının pürüzsüzlüğünden mi, yürek yükü sırtlanmışlığın verdiği ferahlamadan mı? şahitlik eden bir diğer yüreğin inim inim inlemesi,parçalara ayrılmasına zemin hazırlanmasından mı? bir makine zihin, çıkrığında damlanın o sonsuz yolculuğunu evire çevire tekrar tekrar izleten dimağa...vadiler, tepeler açışı, süzülüşü evvela nemli, saydam bir göletten, geçişi görece kurak coğrafyaları tepelerinde elmaların çiçekler açtığı, çölle vuslatı, uzayıp, kıvrımı bol bir hal alıp, sürünmesi güç bela kurak topraklarda ve limanına gelişi çehrenin ve bırakması kendini boşluğa en gamsız yerinden insan çenesinin...

damla da olsa ölüme bunca susamışlık niye?
niye bunca dokunuşu gönle, damlanın valsine şahitliğin?


EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Etiketler : Damla, Keder, Gözyaşı, Hayalkırıklığı, Ölüm

Yorum Gönder

Adınız :

Yorum Başlık:

Yorumunuz:


0 yorum yazilmistir
<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Evet, yazmak eyleminin cazibesine kapılarak, günden elimde ne kaldı ise yazı ile cisme bürümek istiyorum yaşadıklarımı.... Zira bir sır vereyim mi ( şu anda nicedir ziyaret edilmemiş sayfamda yazdıklarımın boşluktaki yankılarından gelen şu metalik tını öylesine cezbedici ki, sabaha kadar yazabilecek kudreti kendimde naçizane görmekteyim), sadece yazmak amacım, okunmak dahi değil...Olur da, birkaç dost yürek nazar eyler sözlerimize, ne ala....

Kategoriler

Etiket Bulutu

Saat Rahip Doğu Acı Keder Hüzün Ağı Matem Biçare Güneş Şems Sema Dost Kamer Damla Gözyaşı Hayalkırıklığı Ölüm Kum Saati Kum Çöl Sancı Yaşamak Acı Çekmek Hayal Kırıklığı Yıkım Atom Bombası Hiroşima Nagazaki Enola Gay Little Boy Katliam İstanbul Sitem Çingene Otopark Lalezar Seyfe Göl Kuraklık Göz Zelzele Melankoli Şövalye Beyoğlu Müzik Melodi Deprem

Arkadaşlarım

erva
mehmet toprak
Blogcu Yardım
Nida N. Nalçacı
erguvanlar
ugurbozkurt