Dünden Güne Taşanlar

23/4/2009 - En Mahrem...

Kategori: Edebiyat





Çok özel ve mahrem olan acı, asla paylaşılamaz.

Tüm pazarlama taktiklerinize karşın mevzubahis acıyı başka bir yüreğe satma girişimlerinizin kati surette hiçbir getirisi olmayacaktır. Her ne yaparsanız yapın, hayattaki belki de en kişisel şey olan bir billur prizma hükmündeki acı, kör eden ışığı ile gönlünüzü nurlara kestirmeye devam edecektir biteviye. Her an büyücek, büyüyecektir ak bir ur misali içinizde. Görmez olacaktır kişi acıdan gayrısını yüreğinin derinlerinde. Ve karman çorman ettikçe gönlünüzü, maskeleme adına daha da yükselecektir kahkahalarınızın şiddeti. An gelecek, histerik çığlıklara dönecektir kahkahalarınız acı eşiğine ulaştığınız, hüzün limitlerinizi zorladığınız çün. Bir tebessüm neleri gizler kardeşim, bir tebessüm neleri…Acının sınırının bittiği yerde başlar acımak…Susuz çorak topraklarından, nemli ve yapış yapış coğratyasına atarsınız adımınızı acımanın…Dinmez bir telaşla acımaya başlarsınız içi acılar kesmiş kendinize…

Enkazın boyutları inanılmazdır, müthiştir, biriciktir, yalındır.

İstemeden de olsa, çevrede kim dokundu ise size, kömür olur elleri temas ertesinde, yakarsınız merhamet ve sıcacık bir ilgi ile uzatılan tüm öpülesi avuçları. Kan damlar dirseğinizden, an olur an tükenir. Karanlıkta o muğlak yapışkanlıkta kalakalırsınız. O an Acı bile daha çekilesi, daha tadılası gelir damağınıza, meğer ki olmasın gönül acımak coğrafyasında. Gezilip görülecek başka diyar kalmamıştır gayrisinde nefs için. Bulanık rotası nihayete erişmiştir gayri, vaslolacak her hissi çoktan tüketmiş kişi çün.


acıyı bal eyleyenlere;

içine atmak, acı misal
mükemmel, kusursuz o billur
prizma içinde sonsuz bir hızla
dönerken hemde. her bir köşesi
kardeşi minik gökkuşaklarının
her bir yüzey tayflar divanı.
acı camdır,
ışıldamak, kendinden
haberdar eylemek ister. kalp karadır,
emmek, soğurmak, soğutmak ister
kanayan meselleri.
içerisinde sonsuz kıyamet
koparken, yükselteci acı olan
milyon şimşek çakarken
cümle aydınlık içinde
tek bir fotonu dahi
dışarıya sızdırmamak
nice büyük iştir söyle.
içim feryat figan,
yangın yeri yıldırımlar
otağı,
lakin yüzümde bir sahte tebessüm
onca vaveylaya tıpa niyetiyle üzerime
giydiğim...
bir tebessüm neleri gizler...


boktan bişey şu yaşamak denilen şey
müptelasına, şol illeti bırakması zor gelen...
zor gelen şey

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Etiketler : Acı, Keder, Hüzün, Ağı, Matem, Biçare,

Yorum Gönder

Adınız :

Yorum Başlık:

Yorumunuz:


0 yorum yazilmistir
<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Evet, yazmak eyleminin cazibesine kapılarak, günden elimde ne kaldı ise yazı ile cisme bürümek istiyorum yaşadıklarımı.... Zira bir sır vereyim mi ( şu anda nicedir ziyaret edilmemiş sayfamda yazdıklarımın boşluktaki yankılarından gelen şu metalik tını öylesine cezbedici ki, sabaha kadar yazabilecek kudreti kendimde naçizane görmekteyim), sadece yazmak amacım, okunmak dahi değil...Olur da, birkaç dost yürek nazar eyler sözlerimize, ne ala....

Kategoriler

Etiket Bulutu

Saat Rahip Doğu Acı Keder Hüzün Ağı Matem Biçare Güneş Şems Sema Dost Kamer Damla Gözyaşı Hayalkırıklığı Ölüm Kum Saati Kum Çöl Sancı Yaşamak Acı Çekmek Hayal Kırıklığı Yıkım Atom Bombası Hiroşima Nagazaki Enola Gay Little Boy Katliam İstanbul Sitem Çingene Otopark Lalezar Seyfe Göl Kuraklık Göz Zelzele Melankoli Şövalye Beyoğlu Müzik Melodi Deprem

Arkadaşlarım

erva
mehmet toprak
Blogcu Yardım
Nida N. Nalçacı
erguvanlar
ugurbozkurt